Alman Komünist Partisi - DKP Berlin
Nazilere Yer Yok Drucken E-Mail
Mittwoch, 17. März 2010 um 13:59 Uhr

Nazilere Yer Yok

“Nazilere Yer Yok”, Neuköln merkezli farklı grup, kolektif ve birliklerin ırkçılığa ve neo-nazizme karşı güçlü bir mesaj vermek amacıyla örgütlediği bir kampanyadır. Bunu başarmak ve ırkçılara meydan okumak bizlerin elinde. Herkesin cama, işyerine veya herhangi bir yere asabileceği tek bir bayrak olacak. Bu bayrak Neuköln’ün aydınlık yüzünü temsil edecek ve semtin tarihin çarpıtılmasına ve yabancı düşmanlığına izin vermeyen antifaşist ve açık bir alan olduğunu anlatacak.

Bayrakları ve detaylı bilgi ve malzemeyi “Nazilere Karşı Tüm Gün” etkinliğine katılan mekanların bir kısmında bulabilirsiniz.

Nazilere, ırkçılara ve antisemitistlere ait oldukları yeri göster, hiçbiryer !!!

Nazilere Karşı Tüm Gün

Berlin’in güneydoğusunda son aylarda tekrar eden neonazi saldırıları gerçekleştirildi. Camlar kırıldı, afişler söküldü ve faşist yazılamalar yapıldı! Saldırıda hedef olanları zararın masraflarıyla ve saldırıların şiddetiyle başbaşa bırakmamak için sizleri “Nazilere Karşı Tam Gün” etkinliğine davet ediyoruz. Güçlü bir birlik kenetlenerek Nazilere karşı sözlü eylemli bir kampanya başlatmak için yola çıktı. Kampanyanın amacı ve anlamı etrafımızı bilgilendirmek, örgütlemek ve ortak bir antifaşist etki yaratmak olmalıdır. Komşularımızla birlikte tepkimizi göstermek ve Nazilere mahallemizi onlara teslim etmeyeceğimizi kanıtlamak istiyoruz. Kampanyanın başlangıcıyla birlikte sizleri tüm geliri saldırıların zararlarının karşılanmasına ve kampanyaya harcanacak “Nazilere Karşı Tam Gün” etkinliğine çağırıyoruz. Bu etkinlik kapsamında 23.03.10 tarihinde aşağıdaki etkinlikler düzenlenecek:


Neuköln’de Antifaşist Semt Gezisi

Ardından Olga Neario galerisinde kahve ve sohbet.

Başlangıç saati: 13.00. Buluşma Yeri: Salvador Allende Merkezi, Jonasstr. 29.

DKP Neukölln bu antifaşist birliğin bir parçasıdır. Etkinliklerle ilgili detaylı bilgi burada bulunabilir.

 
Neuköln’de Bir Kez daha Nazi Saldırısı Drucken E-Mail
Mittwoch, 10. März 2010 um 18:58 Uhr

9 Mart Salı gecesi, Neuköln Jonasstrasse üzerindeki  “Salvador Allende” Şili Dostluk Derneği lokaline yeni bir saldırı düzenlendi. Bir kez daha kimliği belirsiz saldırganlar lokalin camlarını kırdılar. Konuyla ilgili polise yeni bir suç duyurusu daha yapıldı.

Saldırıların sıklaşmasından ve sayısız kanıttan yola çıkan Şili Dostluk Derneği bu saldırının da Neonazilerin hesabına işlendiğini düşünmektedir. Daha önceki saldırılarda saldırganlar suç mahalinde radikal sağcı NPD’nin çıkartmalarını bırakmışlardı. Berlin’in aynı bölgesinde başka mekanlar da önceki aylardaki saldırılarda aşırı sağcı saldırıların hedefi olmuştu.   

Neuköln’lü antifaşistler artan Neonazi terörüne seyirci kalmayacaktır. Aralık sonunda 1000’den fazla kişinin katılımıyla Neuköln’de tekrar eden saldırılara karşı bir miting düzenlenmişti. Şili Dostluk Derneği ve lokali kullanan diğer örgütler çok dilli bir mektupla mahalle sakinlerine ulaşmış ve dikkatlerini konuya çekmişti. 20 Mart Pazar gecesi, “Neuköln Sağa Karşı” platformu bu kez “Tam Gün Nazilere Karşı” başlıklı bir etkinlik çağrısı yapmaktadır. Saldırılardan etkilenen örgütlerin katılacağı geniş kapsamlı program çerçevesinde, saat 13.00’te Şili Dostluk Derneği lokali önünden başlayacak ve tüm Neuköln’ü kapsayacak bir yürüyüş düzenlenecektir.  Lokale U8 hattı üzerinden (Leinestr.) veya S-Bahn ile (Hermannstr.) ulaşılabilir.

 “Salvador Allende” Şili Dostluk Derneği e.V.

 
Alman Silahlı Kuvvetleri Savaşıyor – Biz Olmadan! Drucken E-Mail
Dienstag, 02. März 2010 um 09:58 Uhr

1999’daki Kosova Savaşı’ndan beri Alman Silahlı Kuvvetleri (ASK) pek çok uluslarası savaşta boy gösteriyor: Afganistan, Afrika Boynuzu ve Kongo bunlardan sadece bir kısmı. Alman Ordusu bu görevler için azimle yeni askerlere ihtiyaç duyuyor, ve bu amaçla özellikle okullarda ve öğrenim kurumlarında yoğun reklam yapıyor.

Silahlı Kuvvetler öğrencileri zorluyor

Steglitz’deki Paulsen Lisesi’nde geçen yılın Aralık ayında şunlar oldu: Toplanan 12. ve 13. sınıf öğrencileri toplantı salonundaki zorunlu derse katılmak durumunda kaldılar. Genç bir subay tarafından ‘Geleceğini mi arıyorsun? Biz sana sunuyoruz!’ benzeri sloganlarla ASK sıralarına veya sempatizanları arasına davet edildiler. Öğrenciler bizden yardım istediler ve bizler de tartışmaya müdahale etmek istedik. Ancak ASK ısrarla soru soranları pek sevmiyordu ve polisin de desteği ile etkinlikten uzaklaştırıldık. Bu ve benzeri ‘Bilgi Toplantıları’ Steglitz ilçe parlamentosu (BVV) tarafından sadece tolere edilmekle kalmıyor, aynı zamanda açıkça talep ediliyor. Bu münferit bir olay değil, ASK’nın propagandasıyla hedef kitlesinin bilinç ve eleştiri yoksunluğuna ihtiyaç duyduğunu gösteriyor. Peki ASK ne saklıyor ve neden bizim ihtiyaçlarımıza yönelik hareket etmiyor?

İşveren ordu?

Pek çoğumuz mezuniyetin ardından Hartz IV veya bekleme kuyruklarıyla karşı karşıya kalıyoruz. ASK buna karşın bize sözde güvenli iş ve eğitim imkanları sunuyor ve reklamını ödenekli bir yetişkinler macera kampı şeklinde yapıyor. Almanya’nın insanlık dışı savaş politikalarını hayata geçirecek ölüm makinaları olmak için eğitileceğimiz gerçeği ise gözlerden saklanıyor. Aynı şekilde gençlik subayları yurtdışı görevlerinde hayatını kaybeden 76 Alman askerinden veya savaş açılan ülkelerde katledilen onbinlerce sivilin lafı edilmiyor.

Kamuflaj rengindeki yeniden yapılanma yardımı?


ASK kendisini aynı zamanda üniforma içerisindeki yeniden yapılanma yardım kurumu olarak sunuyor ve girdiği savaşları insani yardım argümanı ile açıklıyor. Amncak örneğin Afganistan’a sunulan kalkınma yardımı buradaki savaş masraflarının ancak %10’una denk geliyor. Aynı şekilde kimsenin ekmek pişirmek için tanka, kreş yapmak için savaş jetlerine ihtiyacı yok: ASK aldığı görevlerde Alman ekonomisine potansyel olarak milyarlarca euro katkı yapacak stratejik açıdan önemli hedefleri korumakla uğraşıyor.

ASK’nın resmi raporunda utanmasızca yer alan ve muhafazakar FAZ’ın dahi tekrar ettiği gerçek şu: ‘Almanya, kendisinin de diğer ülkeler kadar çıkarı olan hüküm süren dünya düzeninin korunması yolundaki görevini yerine getiriyor.’

Silahlı Kuvvetler tüm dünyada

Bunun bir örneği Almanya’yı petrol ihracatçısı Rusya’dan bağımsız kılacağı iddia edilen Türkmenistan Afganistan Pakistan boru hattı. Aynı şekilde Alman deniz kuvvetlerinin Afrika Boynuzu’ndaki varlığı da deniz yollarını petrol tankerleri için açık tutma amacı taşıyor. Hammaddelerin güvenliği teması Afganistan ve petrolün sınırlarını çok aşıyor: 2006 yılındaki futbol şampiyonası sırasında 760 Alman askeri –sözde seçimlerin güvenliğini sağlamak için- büyük miktada kobalt, bakır ve koltan çıkartılan Kongo’ya girdiler. Bu adım Kongo’yu aynı başkan yönetimi altında spot fiyatlara Almanya’ya satmalıydı, nitekim ABD ve Çin’in de Afrika’ya dönük büyük ekonomik beklentileri bulunuyordu. Bu hedeflere ulaşmak, Almanya’nın savaş yanlısı dış politikasının en önemli stratejik hedeflerinden birisidir. Aslında Almanya’nın savaşlarından karlı çıkan sadece büyük alman şirketleri, başka hiçkimse değil, çünkü savaşta sadece bombalar değil, fiyatlar da patlıyor: Afganistan savaşı tek başına 2001’den bu yana 4 milyar euro’ya mal oldu. Bu parayla öğretmen açığı ortadan kaldırılabilirdi, nitekim bu meblayla 13000’den fazla öğretmen 10 yıl boyunca işe alınabilirdi. Bunu kabul etmiyoruz! Bizler Silahlı Kuvvetlerin reklamlarına karşı çıkan öğrenim kurumlarını destekliyor, ‘Silahlı Kuvvetlerden Arındırılmış Bölge’ pankartlarımızla mücadele ediyor ve talep ediyoruz:

Yurtdışı Operasyonlarını durdurun, Silahlı Kuvvetler dışarı!

SDAJ Berlin

 
Yaşasın Sınıf Dayanışması! Drucken E-Mail
Dienstag, 16. Februar 2010 um 11:38 Uhr

Berlin’li emekçiler Türkiye’deki Tekel direnişçileri ile kol kola

Berlinliler, Emek Dostları, Kardeşler…

10 Şubat Çarşamba günü saat 17’de Kreuzberg Kottbusser Tor’da dayanışma amaçlı yeni bir basın açıklaması yapılacak. Berlinliler Aralık ortasından beri çalışma hakları için mücadele eden 12.000 TEKEL işçisine Destek Komitesine dahil oluyorlar. Dayanışma Komitesine dahil olanlar arasında sendikacılar, meclisten ve senatodan milletvekilleri ve onun üzerinde sosyalist ve antifaşist örgüt, kültür ve göçmen merkezi var.

3 Ocak’ta 120 kişi Kreuzberg Kotbusser Tor’da Tekel direnişçileri ile dayanışma için buluştular. 10 Şubat Çarşamba günü için bir kez daha saat 17.00’de dayanışma amaçlı bir basın açıklaması için çağrı yapıyoruz. Salı günü Tekel Dayanışma Komitesi üyeleri ver.di sendikasının eylemine katılacaklar ve ver.di üyesi işçileri Türkiye’deki işçi hareketi ile ilgili bilgilendirecekler. 12 Şubat Cuma günü saat 19.30’da ise Allmende’de Tekel Direnişi ile ilgili bir bilgilendirme etkinliği düzenlenecek.

Türk hükümetinin yüksek sesle dillendirdiği demokratik açılım emekçiler için özelleştirme, işten atılma ve coplu biber gazlı polis saldırısı anlamına gelirken, Tekel işçileri ve sayısız destekçileri gerçek bir demokrasinin aşağıdan yukarıya nasıl gerçekleştirileceğini bize öğretiyorlar. Her etnik ve siyasi hattan Türkler ve Kürtler, kadınlar ve erkekler, Müslümanlar ve laikler hep birlikte hakları ve çocuklarının geleceği için mücadele ediyorlar. Onların dayanışmamıza ihtiyaçları var. Çünkü biliyoruz: Sınırlar halklar arasında değil, aşağısı ve yukarısı arasında çiziliyor.

Tekel Direnişi ile Dayanışma Komitesi Berlin


 
“Nazifrei” ablukaları etkili oldu: Yürüyüş engellendi! Drucken E-Mail
Dienstag, 16. Februar 2010 um 11:32 Uhr
Saat 20.00’de durum
“Nazifrei” ablukaları etkili oldu: Yürüyüş engellendi!
Dresden Neustadt’daki gösterilere 12.000 kişi katıldı
İnsan zinciri “etkisiz bir şov” olarak değerlendiriliyor
Pirna’da Nazi saldırıları

Ablukaları örgütleyen “Nazifrei – Dresden stellt sich quer!” ittifakına sevinç hakim: 12.000 kişi Saksonya’nın başkentindeki yıllık Nazi yürüyüşüne ilk defa engel oldu. Saatler boyunca Nestadt garının etrafındaki cadde ve meydanları ablukaya aldılar. Saat 17.00’ye doğru başarı haberi geldi: Polis Nazi etkinliğini protestolar nedeniyle iptal etti.
“Nazifrei – Dresden stellt sich quer!” ittifakı için Nazi yürüyüşünün engellenmesi büyük bir başarıdır.
İttifakın sözcüsü Lena Roth “Dresden ve tüm Almanya’dan onikibin kişi Nazi’lerin buluşma noktasını kuşattı –kitlesek ablukalarda yer alan ve tehditlerden çekinmeyen herkese çok teşekkürler!” açıklamasını yaptı. “Hiç kolay olmadı, Nazi saldırıları sonucunda yaralananlar vardı ve kent müthiş soğuktu –ancak herşeye değdi.” Roth, Avrupa’nın en büyük Nazi yürüyüşünün ilk defa engellendiğini vurguladı ve başarının can alıcı noktası olarak ittifakın kararlılığı ve çoğulluğuna, ve de abluka konseptinin netliğine dikkat çekti.
Roth “Olaylar öncesinde gözdağı verme stratejisi Dresden otoritelerinin işine yaramadı. Aksine: Orosz’un insan zincirinin sonuçlanmasının ardından binlerce insan ablukalara katılmak için Neustadt’a akın etti” açıklamasıyla devam etti. Roth olaylardan oldukça uzakta gerçekleştirilen insane zincirini “tamamıyla sembolik ve bu anlamda etkisiz bir şov” sıfatlarıyla eleştirirken “Orosz sadece ‘mesaj’ göndermek istiyor, ancak Naziler buna ancak gülüyorlar. Bizim Neustadt’daki ablukalarımız  yürüyüşe gerçekten de engel olmuştur.” dedi. Kitlesel ablukalarda antifaşist ittifak “No Pasaran”ın inisiyatifiyle sivil toplum örgütlerinin, partilerin, antifaşist gurupların ve sendikaların tüm ülke çapında birlikteliği sağlandı. Eylemler öncesinde 600 örgüt ve yaklaşık 2000 kişi destek verenler listesine dahil olmuştu. Yürüyüşün iptal olmasının ardından ise yaklaşık 250 Nazi guruplar halinde Saksonya’daki Pirna’da antifaşistlerin evlerine saldırdılar.